Prof.Dr. Korhan Taviloğlu
 

Geri Git   Hemoroid Bilgisi Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu > HemoroidBilgisi.com Forumları > Lazer ile Hemoroid Ameliyatı

Lazer ile Hemoroid Ameliyatı Lazer ile Hemoroid Ameliyatı hakkında tüm soru ve sorunlarınızı sorabileceğiniz bölüm

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Eski 02-05-2010
Misafir237
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart hemoroid ameliyatı lazerlemi yoksa bıçakla mı yapılır

Hocam hemoroid ameliyatını lazerlemi yoksa bıçaklamı yapıyorsunuz bunlardan hangisi daha iyi sonuç verir ve fiyatı nedir?
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Eski 03-05-2010
Administrator
 
Giriş tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 67
Standart

Hemoroid veya basur hastalığı ilerlemişse cerrahi yöntem gündeme gelir. Bunlar: klasik ameliyat teknikleri: Milligan Morgan, Ferguson ve Whitehead ameliyatları, ligasure veya Ultracision gibi damar kapatma cihazları ile hemoroid memelerinin kesilmesi, Longo yöntemi ve lazer tedavisidir. Lazer yöntemi: CO2, Argon, NdYag, Diod lazerler bu amaçla kullanılabilir. Tüm lazerlerin ana amacının damarların tutkal ile yapıştırılarak kapatılması gibi adlandırılabilir. Bu yöntem çok az ağrılı olması ve nüks oranlarının düşük olması gibi avantajlar taşır. Ben, hastaya göre uygunluğunu belirledikten sonra bu yöntemlerin tümünü uyguluyorum. Muayene etmeden hiçbir hastaya maliyet bilgisi vermek mümkün olamaz, çünkü her tekniğin maliyeti farklıdır.

Longo yöntemi: Hemoroid (basur) tedavisindeki ameliyat yöntemlerinden biri de Longo tekniğidir. Hemoroid makatta genellikle üç yerde ve dizilimi de saat kadranı üzerindeki 3, 7 ve 11 hizalarıdır ve klasik cerrahi yöntemde en az üç yerden yara oluşturmak gerekir. Bu ister normal dikişle yapılsın, ister lazer uygulamasıyla yapılsın makatta ciddi yaralar oluşur. Antonio Longo tarafından İtalya’da 1996'da geliştirilen yöntemde ise makat dışında bir yara oluşmaz, ameliyat tamamen sinir ağından daha fakir bir bölge olan makatın içinde gerçekleştirilir, bu da ameliyat sonrasındaki ağrı duyusunu azaltır. Ayrıca, makat sarkması (rektal mukozal prolapsus) durumlarında ve ileri derecedeki hemoroidlerde (üçüncü ve dördüncü derecedeki hemoroidler), Longo tekniği en başarılı sonuçları verdiği bildirilen tekniktir. Longo ameliyatı ülkemizde 1999 yılından beri uygulanmaktadır.

Longo hemoroid ameliyatının avantajları:
- Az ağrılı olması: Stapler hemoroidopeksi olarak tanımlaman bu yöntem ise daha az ağrılı ve hastanın kısa sürede iyileşmesini sağlar. Longo yönteminde, makatın ağız kısmına girişim yapılmaz. Çünkü makatın son 3-4 santimetrelik kısmı ağrıya duyarlıdır ve bu teknikte daha yukarıdan çalışılır. Longo yöntemiyle tedavi edilen hastaların yüzde 80'i ağrı kesiciye çok daha az ihtiyaç duyar. Hasta ertesi gün bile rahatça dışkısını yapar.

- Makattan sarkmayı önlemesi: Tek kullanımlık bir alet yardımı ile hemoroid memelerini yukarı doğru çeker ve hepsi içeriye girmiş olur. Böylece iç hemoroid memelerinin dışarı doğru sarkması engellenmiş olur.
- Damarları keser ve dikmesi: Bu alet bu damarları keser ve diker. Böylece damarlar sabitleneceği için sonraki ıkınmalarda hemoroidal pakeler makattan dışarıya çıkmayacaktır.
- İşe daha erken geriye dönmeyi sağlaması: Ameliyat süresi 10-15 dakika arasında değişmektedir. Çoğu hasta 3-4 gün sonra aktif yaşamlarına ve işlerine geri dönebilir.

Lazer yöntemi: CO2, Argon, NdYag, Diod lazerler bu amaçla kullanılabilir. Tüm lazerlerin ana amacının damarların tutkal ile yapıştırılarak kapatılması gibi adlandırılabilir. Bu yöntem çok az ağrılı olması ve nüks oranlarının düşük olması gibi avantajlar taşır.

Makattan kanama olduğunda hasta mutlaka uzman bir doktor tarafından muayene edilmelidir. Hemoroid kimi zaman fissür, anüs kanseri, rektum kanseri, polipler, ülseratif kolit, Crohn hastalığı ve perianal fistül gibi hastalıklar ile karışabilir. Kalın bağırsak kanserleri ve kalın bağırsağın diğer hastalıkları da kanama yapılabilir. Bu nedenle körlemesine hemoroid veya fissür tedavisine başlanmamalıdır. Ameliyat yöntemleri hastaya göre seçilmelidir. Milligan Morgan yöntemi adı verilen ameliyat tekniği sıkça kullanılır. Bu yöntemin özelliği hemoroidlerin baş kısmından sonuna kadar bir alet yardımıyla kesilip çıkarılmasıdır. Birinci derece hemoroidlerin varlığında, cerrahi tedavi önerilmez ve bunun yerine oturma banyosu, bazı merhemler ve ağızdan alınacak haplarla tedavi planlanır. Hastalığın hangi evrede bulunduğunun tedavi yönteminin seçilmesinde önemlidir. Hemoroid tedavi edilse bile belirli oranlarda tekrarlayabilir. Nedenler arasında uygulanan cerrahi teknik, devam eden kabızlık ve beslenme alışkanlıklarındaki hatalar vb. nedenler sayılabilir.

Hemoroid ameliyatları sonrasında gelişebilen sorunlar
1. Ağrı: Hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında en sık rastlanılan sorun olan ağrı, çeşitli ağrı kesiciler, morfin benzeri ağrı kesiciler ile kontrol edilir.
2. İdrar yapma zorluğu: sıklıkla ameliyat sonrası spazm, ağrı, ameliyat bölgesindeki dikişler, sıkı pansuman yapılması, ameliyat sonrasında fazla sıvı alınması, ameliyatın spinal anestezi ile gerçekleştirilmesi, büyük hemoroidlerin (basur) ameliyatına bağlı olarak hastaların % 20’sinde ameliyat sonrasında geçici olarak idrar yapma zorluğu gelişir. Bazı durumlarda bir sonda yardımı ile idrarı boşaltmak gerekebilir.
3. İdrar yolu enfeksiyonu: idrar yolu enfeksiyonu hemoroid (basur) cerrahisinden sonra direkt olarak gelişen bir sorun değil, uygulanan idrar sondası sonrasında gelişir.
4. Kabızlık: hastalar sıklıkla hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında dışkılama işlemi sırasında ağrı çekeceği inancı veya korkusu nedeniyle zor dışkılarlar. Hastaların neden dışkılamadan korktukları anlaşılabilir bir durum olmasına karşın bu korkunun dışkının içeride taşlaşmasına (fekal impaksiyon) neden olabileceğini bilmekteyiz. Kabızlık sorunu sıklıkla, ameliyattan sonraki 1-2 gün içinde normale döner, ancak 3 gün içinde dışkılama gerçekleşmezse dışkı gevşetici ilaçlar (laksatif) önerilir.
5. Kanama: Yaklaşık hastaların % 2’sinde gelişir ve dikişlerin yetersizliği nedeniyle oluşur. Hemoroid (basur) ameliyatından sonraki ilk 2 hafta içinde görülür ve sıklıkla dikişin açılması veya enfeksiyon nedeniyle bu sorun oluşur.
6. Geride memelerin kalması: hastaların en sık olarak yakındığı sorun küçük deri çıkıntılarını basur (hemoroid) memesi olarak yorumlamalarıdır. Bunlar hastaya huzursuzluk ve kaşıntı yaratırlar.
7. Ameliyat sonrasında makat sarkmasının devam etmesi: Hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında yeterli doku çıkartılmazsa makattan dışarıya sarkan ve iç çamaşırda ıslanma ve makatta kaşıntı yaratan bir şişlik kalır.
8. Ektropion veya Whitehead deformitesi: Hemoroid (basur) ameliyatı sırasında fazla miktarda bağırsak (rektum) bölümü kesilirse ve uygun şekilde tespit edilmez veya tespitinden kurtulursa makatın dışında iyileşme yoluna gider ve bu duruma ektropion veya Whitehead deformitesi adı verilir. Bu durumda hastadan sümüksü (mukuslu) bir akıntı gelir, ciltte tahriş ve kaşıntı olur.
9. Makatta darlık gelişmesi: büyük hemoroidlerde (basur) fazla miktarda bağırsak (rektum) bölümü kesilirse, geniş bir nedbe dokusu oluşacağından ileri dönemde makatta darlık gelişebilir. Hemoroid memeleri arasında sağlam doku bölümleri bırakılarak bu komplikasyon önlenebilir. Makatta darlık gelişmesi halinde, ameliyattan 6-8 hafta sonra genişletme işlemi (dilatatör ile) uygulanabilir ve bu şekilde başarı sağlanamazsa proktoplasti denilen makat ağzını genişletme ameliyatı uygulanması gerekir.
10. Makat çatlağı (anal fissür): hemoroid (basur) ameliyatı sonrasında makat çatlağı (anal fissür) gelişebilir. Tedavisinde öncelikle % 0.2-0.6 yoğunluktaki nitrogliserinli kremler, Botoks uygulaması ve yanıt alınamaması durumunda ameliyat ile düzeltilebilir.
11. Makat fistülü: hemoroid (basur) ameliyatlarının % 1’inden azında makat fistülü (makat fistülü) gelisir.
12. Enfeksiyon: hemoroid ameliyatları sonrasında şaşırtıcı bir şekilde enfeksiyon sorununa çok ender rastlanır.
13. Makatta kaşıntı: makat bölgesini aşırı temizleme ve özellikle sabun veya deterjan uygulaması sonrasında görülür.
14. Dışkı veya gaz kaçırma: yaşlı hastaları etkileyen hemoroid (basur) ameliyatının (sfinkterotomi işlemi yapılırsa) çok ender bir komplikasyonudur.

Saygılarımla,

Prof. Dr. Korhan Taviloğlu
Genel Cerrahi Uzmanı
Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU - Genel Cerrah
Genel Cerrahi Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin
DrTaviloglu.TV - Hastalara Yönelik Video Sitesi
Makatta Çatlak (Anal Fissür) - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin
Bağırsak Cerrahisi Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Powered by vBulletin
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konular gönderemezsiniz
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB Kodu açık
[IMG] Kodu açık
HTML-Kodu kapalı
Trackbacks are açık
Pingbacks are açık
Refbacks are açık



Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 14:40.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Her hakkı saklıdır. Hemoroid Bilgisi Forumları 2009